Üsküdar, katılımcı yönetim anlayışı ve mahalle dayanışmasıyla güçlü bir yönetişim kültürüne sahip. Daha şeffaf, veri temelli ve katılımcı yönetim modelleri, kent yaşamında etkin ve adil hizmet sunumunu giderek daha önemli hale getiriyor. Bu doğrultuda, paydaş iş birliğini güçlendiren, açık veri ve dijital katılımı teşvik eden yönetişim mekanizmalarını birlikte geliştirmeyi hedefliyoruz.
Üsküdar, katılımcı bir yönetim anlayışını destekleyen mahalle dayanışması ve yerel yönetim deneyimine sahip. Büyük ve güçlü bir belediye olması, belediye birimleri arasındaki koordinasyon, mahalle dayanışmaları ve kent konseyi gibi yapılar, yönetişim alanında güçlü bir temel oluşturuyor.
Dünya genelinde yönetimler daha şeffaf, veri temelli ve katılımcı hale gelirken, paydaşlar arası iş birliğine dayanan ve çok düzeyli yönetişim modellerinin daha etkili çözümler ürettiği kabul ediliyor. Yerel yönetimler, merkezi idare, büyükşehir belediyesi, özel sektör, sivil toplum ve akademi arasındaki koordinasyon, hizmetlerin daha etkin ve adil sunulmasını sağlarken, kent yönetiminin daha kapsayıcı ve çözüm odaklı hale gelmesine de olanak tanıyor. Bu dönüşüm, aynı zamanda açık veri yönetimi, akıllı şehir uygulamaları, dijital katılım platformları ve ortak karar alma süreçlerinin geliştirilmesiyle destekleniyor.
“Yönetişim” teması kapsamında, Üsküdar’da daha etkin ve adil hizmet sunumu olanaklarını, çok paydaşlı ve çok düzeyli yönetişim mekanizmalarını, şeffaflığı ve hesap verebilirliği artırmayı, teknoloji kullanımını, katılımcı karar alma ve iş birliği mekanizmalarını ve yeni uygulamaları birlikte geliştirmeyi hedefliyoruz.
Üsküdar’da yerel yönetimin güçlü kurumsal yapısına rağmen, katılım mekanizmalarının kapsayıcılık, temsil ve süreklilik açısından yetersiz yanları bulunuyor. Mahalle temelli yapılar, kent konseyi ve gönüllü ağlar karar alma süreçlerinde etkin rol oynayamıyor. Yönetişimde veri, yetki ve görev paylaşımı alanlarında kurumlar arası eşgüdüm eksikliği gözlenirken; merkezi–yerel ve büyükşehir–ilçe belediyesi düzeyindeki işbirliğinin uygulamada yeterince sağlanamadığı dikkat çekiyor.
Sivil toplum ve yerel temsilcilerin yönetime katılımını engelleyen şeffaflık, iletişim ve kapasiteye ilişkin sorunlar bulunuyor. Muhtarların etkisinin sınırlılığı, STK’ların dağınık yapıda olması ve temsil sorunları yaşamaları öne çıkıyor. Dijitalleşme ve açık veri alanında adımlar atılsa da, elde edilen verilerin katılımcı süreçlerde yeterince kullanılamadığı ve teknolojik araçların karar destek sistemlerine tam anlamıyla entegre edilemediği görülüyor.
Katılımcı yönetişimi güçlendirmek için mahalle meclisleri, tematik kent konseyi yapıları ve gönüllü yurttaş ağları gibi tabana yayılan temsil araçlarının kurulması önem taşıyor. Belediye birimleri arasında yatay koordinasyon, veri paylaşımı, iç iletişim, hizmet denetimi, performans izleme ve personel eğitimi gibi alanlarda güçlendirme yapılmasına ihtiyaç duyuluyor. STK’larla sürdürülebilir ilişkiler kurmak amacıyla açık çağrılar, ortak projeler ve kapasite geliştirme mekanizmalarının oluşturulması; kamu-sivil toplum işbirliği modellerinin teşvik edilmesi gerekiyor.
Üsküdar Belediyes’nin son dönemde yönetim kapasitesini artırmaya yönelik attığı adımlar dikkat çekiyor. 2025–2029 Stratejik Planı; yönetişim kapasitesinin geliştirilmesi, veriye dayalı karar alma, dijital ve teknolojik araçların etkin kullanımı ile personel eğitimlerini önceliklendirerek, hızlı değişimle gelenekselliği bir arada yürütmeyi hedefliyor. Yönetişime ilişkin politikaları açısından katılım olanaklarının artırılması, yerel temsilin güçlendirilmesi ve sivil toplumun yönetime etkin katılımının sağlanması kentsel yaşamın çeşitlilik ve zenginliğinin yönetişime yansıması açısından kritik önem taşıyor.