Üsküdar, köklü tarihi, zengin kültürel mirası ve sanat geleneğiyle İstanbul’un en önemli kültürel merkezlerinden biri. Geçmişin izlerini taşıyan mekanları, yaşayan hafızası ve dinamik toplumsal yapısıyla, kültürün üretildiği ve paylaşıldığı bir kent dokusu sunuyor. Bu doğrultuda, Üsküdar’ın kültürel çeşitliliğini koruyarak sanat, kamusal alan ve hafıza ilişkisini güçlendirmek için çalışmalar yürütüyoruz.
Üsküdar tarihsel dokusu, zengin maneviyatı, edebiyat ve sanat geleneği, çok katmanlı kent kimliği ve farklı toplumsal grupların etkileşimiyle İstanbul’un en köklü kültürel merkezlerinden biri. Camileri, medreseleri, hanları, konakları, semt pazarları, zanaatkar dükkanları ve sahafları kentin belleğini şekillendirirken, sokakları, meydanları, kültür merkezleri, yeşil alanları ve kıyı mekanları da Üsküdarlılar için birer kültürel ifade ve üretim alanı sunuyor.
Kültür, yalnızca geçmişin mirası değil, toplumun kimliğini şekillendiren, hafızayı canlı tutan ve geleceği inşa eden dinamik bir süreç. Gündelik yaşam pratikleri, toplumsal ilişkiler ve kent mekanları, kültürün üretilmesi, paylaşılması ve sürekli olarak dönüşmesi için alan sağlıyor. Bu bağlamda Üsküdar’ın kültürel mirasını yaşatmak, sanat, kültür ve kamusal alan ilişkisini güçlendirmek, kolektif hafızayı canlı tutmak ve kültürel üretimi desteklemek büyük bir gereklilik.
“Kültür” teması kapsamında, Üsküdar’ın kültürel çeşitliliğini ve birikimini birlikte nasıl koruyabileceğimizi ve geliştirebileceğimizi tartışmak istiyoruz. Bu doğrultuda, geçmişin mirasını bugünün ve geleceğin dinamikleriyle harmanlayan, kültürel katılımı artıran ve herkes için erişilebilir kılan bir Üsküdar için birlikte projeler geliştirmeyi ve hayata geçirmeyi hedefliyoruz.
Üsküdar, Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerine ait çok katmanlı tarihsel yapısıyla güçlü bir kültürel kimliğe sahip. Farklı toplumsal grupların aidiyet duygularını şekillendiren bu kimlik, tasavvuf kültürü ve mimari mirasla zenginleşiyor. Camiler, türbeler, külliyeler ve tarihi mezarlıklar gibi dini yapılar, binlerce ziyaretçiye ev sahipliği yaparken; tarihi yalılar, köşkler, çarşılar ve ahşap konutlar ilçenin mimari belleğini oluşturuyor. Bunun yanında, ilçede bazı metruk tescilli yapılar da bulunuyor ve niteliksiz müdahaleler mimari karakterin zarar görmesine neden oluyor. Özellikle su mirasının önemli bir kısmını oluşturan çeşmelerin işlevsiz kaldığı görülüyor ve bu değerli kimlik unsuru kaybolma riski taşıyor.
Boğaziçi koruları ve su kültürü ile desteklenen bostancılık geleneğiyle şekillenen doğa-insan ilişkisi ve yarattığı miras çevre politikaları için önemli bir potansiyel taşıyor. Bununla birlikte, koruma kararları ile mekansal planlama ve altyapı yatırımları arasında uyumsuzluklar yaşanıyor. Kamusal alanlarda kültürel miras öğelerinin görünürlüğünü engelleyen uygulamalar dikkat çekiyor. Bu doğrultuda, kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi bir gereklilik haline geliyor.
Üsküdar’da somut olmayan miras unsurları olan el sanatları, mutfak kültürü ve mahalle yaşamının, yeterince belgelenmediği ve farklı topluluklar arasında çatışmalara yol açtığı görülüyor. Ayrıca, gençler, kadınlar ve sanatçılar için erişilebilir, esnek ve katılımcı kültürel alanların eksikliği dikkat çekiyor. Kültürel etkinliklerde içerik çeşitliliği artmasına rağmen temsil ve erişilebilirlik sorunları devam ediyor. Yaratıcı sektörler ve kültür endüstrileri altyapısının da sınırlı olduğu görülüyor.
Üsküdar kültürel çeşitlilik ve miras açısından zengin bir ilçe olmakla birlikte, kültürel üretim ve ifade olanaklarında yaygın eksikliklere sahip ve sosyal-kültürel kutuplaşmalar mevcut. Kültürel mirasın korunması, kültür altyapılarının kamusal ve evrensel niteliğe kavuşturulması, gündelik yaşamla bütünleştirilmesi, gelenek ve modernite arasındaki dengeyi sağlamak açısından kritik önemde. Böylece farklı kültürel katmanlar arasında yapıcı bir arada yaşamın desteklenmesi kültür politikaları açısından öne çıkıyor.