Üsküdar, Boğaz kıyıları, vadileri, koruları ve parklarıyla İstanbul’un en yeşil ilçelerinden biri. Ekolojik dengeyi koruyarak kentin doğal alanlarını güçlendirmek, sürdürülebilir bir gelecek için bir zorunluluk. Bu doğrultuda, Üsküdarlılarla birlikte doğa ile uyumlu çözümler geliştirmeyi, karbon emisyonunu azaltmayı ve çevresel sürdürülebilirliği desteklemeyi hedefliyoruz.
Üsküdar’ın zengin doğal alanları, İstanbul’un flora ve fauna çeşitliliğini yansıtırken, ilçenin kent kimliğinin ve yaşam kültürünün ayrılmaz bir parçasını oluşturuyor. Denizle, yeşille ve tarihi peyzajıyla bütünleşen yerleşim dokusu, yalnızca Üsküdar’a özgü bir karakter yaratmakla kalmıyor, aynı zamanda İstanbul’da yaşayan herkes için nefes alacak alanlar sunuyor.
Dünyada ekolojik dengeyi gözeterek kentlerin yeniden düşünülmesi şehircilik gündeminin en temel konularından biri. Üsküdar’ın doğal alanlarını korumak, ekolojik altyapıyı güçlendirmek ve iklim değişikliğine karşı gerekli dönüşümleri sağlamak artık bir zorunluluk. Yeşil alanların azalması, su kaynaklarının baskı altında olması ve kıyı ekosistemlerinin korunması gereken hassas bölgeler haline gelmesi, bu dönüşüm ihtiyacını daha da acil hale getiriyor.
“Çevre” teması kapsamında, Üsküdarlıların doğa ile ilişkisini güçlendirecek çalışmalar gerçekleştirmeyi, karbon emisyonunu azaltmaya ve doğal dengeyi korumaya yönelik yapılabilecekleri birlikte düşünmeyi ve birlikte çözümler üretmeyi hedefliyoruz.
Üsküdar, Boğaz ekosisteminin ayrılmaz bir parçası olarak, Çamlıca tepelerinden kıyılara uzanan vadileri ve eğimli topografyasıyla özgün bir doğal yapıya sahip. Farklı ölçeklerdeki koruluk alanlar, hem oksijen kaynağı hem de biyolojik çeşitliliğin korunması açısından kritik önemde. Ancak bu doğal zenginliğe rağmen, mahalle ölçeğinde park, gölgelik ve dinlenme alanlarının yetersizliği ile yeşil alana erişimdeki dengesizlikler, çevresel adaleti zayıflatıyor.
Özellikle vadi tabanlarının yapılaşmaya açılmasıyla, yıllar içinde yağmur suyu geçirimliliği azalırken; sel ve su baskını riski artış eğiliminde. Tarihsel su kültürü altyapısının zayıflaması da bu riskleri derinleştiriyor. Kıyı alanlarında kamusal erişimi kısıtlayan ve doğal bütünlüğü bozan uygulamalar, sahil şeridinin ortak kullanım potansiyelini sınırlandırıyor.
Üsküdar’da iklim eylemi ve atık yönetimi alanında umut vadeden yerel girişimler bulunuyor. Bu girişimlerin daha geniş ölçekli, kapsayıcı ve yaygın hale getirilmesi; konuya ilişkin farkındalığın ve paydaş işbirliğinin artırılmasıyla mümkün.
Enerji tüketiminin büyük ölçüde konutlardan kaynaklanması, fosil yakıt bağımlılığı ve enerji verimliliğinde yetersizlik gibi yapısal sorunları beraberinde getiriyor. Özellikle kamu yapılarında enerji tasarrufu önlemleri alınması, konutlarda yenilenebilir enerji sistemleri ve yağmur suyu toplama altyapısının teşvik edilmesi çevresel sürdürülebilirlik için atılması gereken önemli adımları oluşturuyor.